Akupunktur nedir, ne değildir?

Öncelikle akupunkturun, hastalıkların tanı ve tedavisinde modern tıbbın bir alternatifi olmadığı, bazı hastalıklarda tedavi sürecini olumlu etkileyen, sıkıntıları azaltan, semptomları gideren bir tamamlayıcı tıp yöntemi olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Yenilenen bulgularla, deneysel araştırmalarla, çalışma verilerinin meta analizleriyle kendisini sürekli güncelleyen modern tıbbın sunduğu muayene, laboratuvar, görüntüleme gibi tanı ve tedavi yöntemlerinin, sağlıkla ilgili her süreçte ilk sırada esas alınması önemlidir.

Akupunkturun fonksiyonel rahatsızlıklar olarak da adlandırılan, psikosomatik komponentleri olduğu kabul edilen hastalık tablolarında daha etkili olduğu düşünülür. Bir başka deyişle, vücudun kendi kendini tamir etme mekanizmasının söz konusu olduğu hastalıklarda, bu sürecin önünü açan bir etkiye sahip olduğu kabul edilir.

Bu durumda ortaya çıkan etkinin salt plasebo kaynaklı olup olmadığı sorusu akla gelebilir. Ancak tedavi etkinliğinin plasebodan ibaret olmadığına dair çok sayıda araştırma vardır.

Avrupa’nın tıp açısından en gelişmiş ülkelerinden olan Fransa, Almanya ve Avusturya’da akupunktur gerek diğer disiplinlerle birlikte gerek bağımsız olarak yaygın biçimde kullanılmaktadır. ABD’nin ve dünyanın önemli Tıp Fakültelerinde – kliniklerinde akupunktur merkezleri bulunmaktadır.

Akupunktur uygulamalarının temelini Geleneksel Çin Tıbbı mantığı oluşturmaktadır. Bu anlayışa göre, hayat aktivitesi ya da hayat enerjisi anlamına gelen Chi, yaşamsal sistemlerin temelidir. Uzakdoğu tıbbı, sağlıklı olmak dediğimiz duruma, Chi‘nin dengede olması, Chi akışının düzgün ve engellenmeden sürebilmesi olarak bakar. Hastalıklar ise bu akıştaki bir tıkanıklıktan ya da Yin ve Yang adı verilen karşıtlık ve uyum sistemindeki dengesizlikten kaynaklanır.

yin yang

Chi üç temel kaynaktan sağlanır:

  1. Doğumdan gelen ve bize genetik miras olan konjenital Chi. Ebeveynlerimizden aldığımız bu form ana yapımızı, gücümüzü ve canlılığımızı oluşturur.
  2. Solunumsal Chi. Yenilenebilir ve depolanabilir bir enerji biçimidir. Burun ve akciğerler aracılığıyla alınır. Kaliteli hava ve kaliteli solunum bu Chi formu için kilit roldedir.
  3. Besinler yoluyla alınan Chi. İyi ve kaliteli beslenme bu formun esasını meydana getirir.

Chi, yine bu geleneksel anlayışa gore, meridyenler denilen ve modern tıpta bir karşılığı olmayan enerji yollarından, kanallardan akar. Meridyenler üzerindeki akupunktur noktaları adı verilen alanlardan özel iğneler batırma, elektrik akımı ya da laser uygulama gibi yöntemlerle uyarılar verilerek bozuklukların tedavi edildiği düşünülür. Tarihte Eski Mısır’da, Hipokrat’ın kayıtlarında, Anadolu tıbbında vücuda iğne batırılarak tedaviler yapıldığına dair birçok bulgu vardır.

Özellikle 1950’lerde Fransa’da ve Almanya’da başlayan ve yaygınlaşan çeşitli batı ekolleri olmakla birlikte modern tıbbın bu geleneksel anlayışa ilgisi 1971’de yaşanan bir olayla ivme kazanır. ABD başkanı Nixon’un bu tarihte yaptığı Çin ziyareti zamanın iki siyasal kutuplu dünyasında büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Heyette bulunan New York Times gazetesinin ünlü muhabiri James Reston’da aniden akut apandisit tablosu gelişir ve Pekin’de bir hastanede acilen ameliyat edilir. Ameliyat sonrası gelişen ağrılar, Çin Dışişleri Bakanı’nın çevirmenliği eşliğinde, bir akupunktur hekiminin uyguladığı iğnelerle tedavi edilir. Reston’un bütün bu süreci ve tedavi sonrası yaşadığı rahatlamayı gazetesinde yazması ve dünya gazetelerinin de bu gelişmeleri yayımlamaları büyük bir ilgiye sebep olur. O döneme kadar ağırlıklı olarak Çin, Japonya, Kore gibi Uzakdoğu ülkelerinde uygulanmakta olan akupunktur, bu süreç sonunda birçok ülkede yaygın kullanıma girmeye başlar.

Kulak akupunkturu ise, 1950’lerde Fransa’da Dr. Paul Nogier’in temellerini attığı bir mikrosistem akupunkturudur. Aurikuloterapi, Fransız Kulak Akupunkturu ve Avrupa Okulu adı da verilen bu yöntem, Çin Kulak Akupunkturundan farklı olarak nörofizyolojiyi esas alır. Yani düşünsel temeli meridyenler ve enerji tıbbına dayanmaz.

Kulak organ olarak hem özel bir embriyolojik gelişime hem de özel ve zengin bir sinirsel ağa sahiptir. Aurikuloterapi uygulamaları, kulak kepçesi üzerinde vücuttaki organları ve sistemleri temsil eden bir somatotopi varlığını esas alır. Dr. Nogier, kulak kepçesinde insan bedeninin, ana rahmindeki gibi baş aşağı duran bir cenin benzeri yansıdığını düşünmüştür.

Ekran Alıntısı kulak

Kulak noktalarının, organ ve yapıların embriyolojik gelişimiyle paralel olarak ortaya çıktıkları savunulmaktadır. İlgili organ ve sistemlerdeki fonksiyon bozukluklarında, bu noktalarda elektriksel direnç farklılıkları tespit edilebilmektedir. Bu spesifik noktalara özel iğneler batırmak veya elektrik akımı, manyetik alan, laser ve frekansiyel ışık gibi yöntemler ile tedavi uygulanmaktadır.

kulak4

Kulak akupunkturu, birçok ülkede bağımlılık tedavilerinde NADA protokolü adıyla devlet sağlık kuruluşları tarafından desteklenmekte ve uygulanmakta, kimi ülkelerde bazı endikasyonlarda sağlık sigortaları tarafından ödenmektedir. Battlefield Acupuncture adıyla bilinen bir kulak akupunkturu protokolü ABD ordusunda  savaş alanlarında eğitimli askeri sağlık personeli tarafından  ağrı giderici olarak kullanılmaktadır.

Ekran AlıntısıEAR785

Akupunkturun etkinliği net olarak ortadadır ancak bu etkinliğin nasıl gerçekleştiği bilimsel anlamda tam olarak açıklanamamış, bu konuda teoriler öne sürülmüştür. Kulak kepçesi ile spinal ve kranial sinirler arasında bir etkileşimin olduğu görüşü hakimdir. Kulak kepçesinin uyarılması ile Reticular Formation, Thalamus, Hypothalamus ve kortekse ulaşıldığı. Kortiko-spinal, Thalamo-spinal ve Retikülo-spinal refleks yanıtlarla somatik, visseral ve hormonal cevaplar alındığı düşünülmektedir. Bu teorilere göre, anti-enflamatuar (enflamasyonu azaltıcı), analjezik(ağrı kesici), immün modülatör(bağışıklık dengeleyici), sedatifhormonları ve metabolizmayı dengeleyici etkiler ortaya çıkabilmektedir.

(World Health Organization: WHO) Dünya Sağlık Örgütü‘ne göre,

(Acupuncture: Review and Analysis of Reports on Controlled Clinical Trial, World Health Organization Press, 2002)

Yapılan kontrollü deneysel çalışmalarla akupunkturun tedavi etkinliğinin kanıtlanmış olduğu durumlar, semptomlar ve hastalıklardan bazıları şunlardır:

Radyoterapi ve/veya kemoterapiye bağlı yan etkilerin giderilmesi
Alerjik rinit
Börek taşı ve safra kesesi koliği ağrıları
Depresyon bulguları
Adet bozuklukları
Karın ağrıları (peptik ülser, akut ve kronik gastrit ve gastrospazm gibi sebepler)
Yüz ağrısı (kraniomandibular bozukluklar dahil)
Baş ağrısı
Kan basıncı düzensizlikleri (Hipertansiyon)
Diz ağrısı
Bel ağrısı
Sabah halsizliği
Mide bulantısı ve kusma
Boyun ağrısı
Diş ağrıları
Çene eklemi ağrıları (Temporomandibular disfonksiyon)
Omuz periartriti
Ameliyat sonrası ağrılar
Romatoid artrit
Siyatik sinire bağlı bel ve kalça ağrıları
Burkulmalara bağlı ağrılar
Tenisci dirseği ağrısı

Yine Dünya Sağlık Örgütü‘ne göre, yapılan kontrollü deneysel çalışmalarla akupunkturun tedavi etkinliği gösterilmiş ancak kanıt için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olan durumlar, semptomlar ve hastalıklardan bazıları şunlardır:

Sivilceler (Akne vulgaris)
Alkol bağımlılığı ve detoksifikasyon
Yüz felci, Yüz spazmı
Bronşiyal astım
Kansere bağlı ağrılar
Rekabet stres sendromu
İnsüline bağımlı olmayan diabetes mellitus
Kulak ağrısı
Burun kanamaları (genel veya lokal hastalık olmadan)
Göz ağrıları
Kadın cinsel işlev bozukluğu, organik olmayan

Erkek cinsel işlev bozukluğu, organik olmayan
Fibromiyalji ve fasiit
Gut artriti
Uykusuzluk ve uyku bozuklukları
Doğum sancısı
Laktasyon, eksiklik
Meniere hastalığı
Nevralji- herpese bağlı
Nörodermatit
Yeme bozukluklarına bağlı şişmanlık
Uyuşturucu bağımlılığı
Osteoartrit
Endoskopik incelemeye bağlı ağrı
Tromboanjit iltihabında ağrı
Polikistik over sendromu
Ameliyat sonrası iyileşme
Adet öncesi sendromu
Prostatit, kronik
Kaşıntı
Radiküler ve psödooradik ağrı sendromu
Raynaud sendromu, primer
Tekrarlayan alt idrar yolu enfeksiyonu
Refleks sempatik distrofi
İdrar tutma, travmatik
Sializm, ilaca bağlı
Sjögren sendromu
Boğaz ağrısı, bademcik iltihabı
Omurga ağrısı, akut
Boyun Tutulması
Temporomandibular eklem disfonksiyonu
Tietze sendromu
Tütün bağımlılığı
Tourette sendromu
Ülseratif kolit, kronik
Ürolitiyazis
Vasküler demans

https://www.acupuncture.org.uk/public-content/public-traditional-acupuncture/4026-who-list-of-conditions.html