Anogenital Siğiller

Anogenital Siğiller

Anogenital(anüs ve genital bölge) siğillerinin %90’ı onkojenik (kanserle ilişkili) olmayan HPV (Human Papilloma Virus) tip 6 ve 11 ile oluşur,  HPV tip 16,18, 31, 33 ve 35 de bazen anogenital siğillere neden olur. Anogenital siğillere ek olarak, HPV tip 6 ve 11 göz,burun, ağız ve gırtlak siğilleriyle de ilişkilendirilmiştir.

Anogenital siğiller genellikle belirtisizdir. Fakat yerleştiği anatomik bölge ve boyutuna bağlı olarak ağrılı ya da kaşıntılı olabilirler. Genellikle genital mukozada düz yüzeyli, papüler veya saplı büyürler. Anogenital siğiller sıklıkla vajina girişi çevresinde, sünnetsiz peniste sünnet derisi altında ve sünnetli peniste şaftta olmak üzere belirli anatomik bölgelerde belirirler. Siğiller ayrıca anogenital epitelde birçok bölgede veya anogenital yol boyunca (Örneğin; serviks, vajina, üretra, perine, perianal deri, anus ve skrotum) belirebilir. İntra-anal siğiller ağırlıklı olarak anal ilişkiye girmiş kişilerde görülür, ancak anal cinsel temas öyküsü olmayan erkekler ve kadınlarda da oluşabilirler.

Tanısal Yaklaşımlar

Anogenital siğillerin tanısı sıklıkla görsel muayene ile konur. Eğer lezyonlar atipik ise (Örneğin; koyu renkli, sert, alttaki dokuya fikse, kanamalı veya ülsere ise) anogenital siğil tanısı biyopsi ile doğrulanmalıdır.

Kanda HPV tipleri belirleme testi anogenital siğil tanısında önerilmez, zira test sonuçları doğrulayıcı değildir ve genital siğil tedavi yönetimine rehberlik etmez.

Tedavi

Tedavinin amacı siğilin yok edilmesi ve eğer varsa semptomların iyileştirilmesidir.Eğer tedavi edilmezse, genital siğiller yok olabilir, aynı kalabilir veya boyut veya sayı olarak artabilir. Genital siğillere neden olan HPV tipleri, kansere neden olabilecek tiplerden farklıdır.

Anogenital siğil tedavisinde, siğilin boyutu, sayısı ve anatomik bölgesi, hastanın tercihi, tedavi maliyeti, uygunluk, yan etkiler ve klinisyenin deneyimi göz önünde tutulmalıdır. Önerilen herhangi bir tedavinin diğerine üstünlüğünü gösteren kesin bir kanıt yoktur ve tüm siğiller ve tüm hastalar için ideal tek bir tedavi yoktur.

Hastanın kendi başına uygulayabileceği tedavi yöntemleri imikimod krem (bağışıklık düzenleyicidir), podofiloks jel, sinekatekin krem (yeşil çay ekstresi)dir.

Doktor tarafından lezyonlar likit nitrojenle (krioterapi), elektrokoter ile, cerrahi yöntemle ve karbondioksit laserle tedavi edilirler.

Önemli Bilgiler

Anogenital siğillerin çoğu 3 ay içerisinde tedaviye yanıt verir. Tedaviye yanıtı etkileyebilen faktörler bağışıklıkta baskılanma  ve tedavi uyumudur. Topikal tedavilere en iyi yanıtı genelde, nemli ortamlarda veya intertriginöz alanlara yerleşmiş siğiller verirler. Tam bir tedavi süresinde belirgin bir yanıt görülmemişse veya ciddi yan etkiler oluşmuşsa, yeni bir tedavi seçilmelidir; tedavi yanıtı ve tedaviye bağlı yan etkiler tedavi süresince izlenmelidir.Tedavi doğru verildiğinde komplikasyonlar nadiren gelişir. Ablatif tedavilerden (Örneğin; kriyoterapi ve elektrokoter) sonra kalıcı hipo veya hiperpigmentasyon (beyaz veya kahverengi lekeler) gelişebilir, bu durum immünmodülatör krem tedavilerinden (Örneğin; imikimod) sonra da tanımlanmıştır. Deprese veya hipertrofik skar gelişimi nadirdir, ancak özellikle hastanın tedaviler arasında yeterli iyileşme zamanı olmamışsa görülebilirler. Tedavi, nadiren kronik ağrı sendromuna(Örneğin; vulvada ve tedavi alanında duyarlılık) veya anal siğillerde, ağrılı defekasyona veya fistüle neden olabilir.

Genital siğilleri olan kadınlarda Pap smear testlerine diğer kadınlardan daha sık ihtiyaç duyulmaz.Senede bir defa jinekolog muayenesi yeterlidir.

HPV'nin ne zaman bulaştığı kesin olarak belirlenemez. Genital siğiller HPV'yi aldıktan aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Genital siğillere neden olan HPV tipleri, gözle görülebilen siğil belirtileri olmasa bile başka bir kişiye aktarılabilir. Seks partnerleri HPV'yi paylaşma eğilimindedir, ancak HPV belirtileri (örn. Siğiller) sadece bir partnerde veya her iki partnerde de görülebilir.

Her ne kadar genital siğiller yaygın ve iyi huylu olsa da, bazı kişiler bu tanıyı aldıktan sonra ciddi psikososyal etki yaşayabilir.

Genital siğiller tedavi edilebilse de, böyle bir tedavi virüsün kendisini tedavi etmez. Bu nedenle, genital siğillerin tedaviden sonra özellikle ilk 3 ayda nüks etmesi sık görülür.

Genital siğiller cinsel yolla bulaşabileceği için, genital siğilleri olan hastalara diğer cinsel temasla bulaşan hastalıklar için yapılan testler de yapılmalıdır. Siğiller geçinceye ya da giderilene kadar yeni partnerlerle cinsel aktivitelerden kaçınılmalıdır. HPV mevcut kalabilir ve siğiller kaybolduktan sonra bile ortaklara iletilebilir.

Prezervatif, tutarlı ve doğru kullanılırsa genital siğil geçirme şansını düşürebilir; bununla birlikte, HPV bir prezervatif tarafından kapsanmayan ve HPV'ye karşı tam koruma sağlayamayacak alanlara bulaşabilir.

Genital siğilleri önlemek için erkek ve kadınlar için bir aşı mevcuttur, ancak mevcut HPV veya genital siğilleri tedavi etmeyecektir. Bu aşı, siğile neden olan HPV türlerine henüz maruz kalmamış kişilerde çoğu genital siğil vakasını önleyebilir.

Seks Ortaklarının Yönetimi

Kişiler, siğillere sahip oldukları konusunda mevcut partnerlerini bilgilendirmelidir çünkü siğillere neden olan HPV tipleri onlara da bulaşabilir. Kişiler, gözle görülebilir siğil belirtileri olmamasına rağmen, partnerlerin zaten HPV'ye sahip olabileceği konusunda bilgilendirilmelidir.Ancak bu nedenle genital siğilleri olan kişilerin seks partnerlerine HPV testi önerilmemektedir. Eş (ler), genital siğilleri ve bu yolla bulaşan diğer hastalıkları tespit etmek için yapılan fizik muayeneden faydalanabilir. Gelecekteki seks partnerlerini genital siğiller tanısı hakkında bilgilendirmek konusunda herhangi bir öneri yapılamaz, çünkü siğiller düzeldikten sonra viral kalıcılık süresi bilinmemektedir.