Bademcik Ameliyatı Kararı

_Bademcikler ve geniz eti bağışıklık sistemimizin önemli yapılarıdır. Solunum yoluyla alınan mikropları karşılayan ve onlara karşı verilecek mücadeleyi başlatan ilk bariyerlerdir. Yaşamın ilk 10 yılında daha aktif olarak görev yaparlar. Daha sonraki dönemde fonksiyonları ve önemleri göreceli olarak azalır. Bademcikler varlıklarını sürdürürken, geniz eti genellikle 10 yaş sonrası ve ergenlik dönemi başlangıcıyla kendiliğinden gerileyerek küçük bir lenfoid dokuya dönüşür.

_Bademcikler boğazın arka kısmında yumuşak damağın her iki yan tarafında yerleşmiş, ağız açıkken kolayca gözlemlenebilen oval şekilli dokulardır. Geniz eti ise burnun arka kısmında, yumuşak damağın gerisinde boğaz boşluğunun kubbesi olarak tanımlayabileceğimiz geniz bölgesinde yerleşmiştir. Bademcikler ağız iyice açıldığında küçük dilin her iki yan tarafında kolayca gözlenebilirken, geniz eti direkt olarak görülemez. Ayna veya endoskop yardımıyla bakılarak görüntülenebilir. Parmakla muayene ile veya röntgen filmleriyle boyutu değerlendirilebilir.

_Bağışıklık sistemimizdeki değerli işlevlerine rağmen bademcikler, kimi zaman önemli enfeksiyonların ve sağlık sorunlarının kaynağı da olabilirler. Böylesi durumlarda ameliyatla alınmaları gerekebilir. Bademcik ameliyatları çocukluk çağındaki en sık uygulanan ameliyatlardandır.

_Geçmişte streptokok kökenli bademcik enfeksiyonlarının yol açabileceği glomerülonefrit, romatizmal ateş ve kalp kapak hastalıkları gibi komplikasyonların önlenmesi, ameliyat kararı vermede öncelikli kriterdi. Son yıllarda, gerek hekime ve ilaç tedavilerine daha rahat ulaşabilme, gerek bakım ve korunma şartlarındaki iyileşme ve bilinçlenmeler bu tarz komplikasyonların göreceli olarak azalmasına neden olmuştur. Bu durum, enfeksiyon nedenli bademcik ameliyatlarında da göreceli bir azalmayı beraberinde getirmiştir.

_Bunun yanı sıra bademciklerin ve geniz etinin çok büyük yapıda olmasının neden olduğu solunum problemleri, sürekli horlama ve solunum durmasına yol açabilen uyku bozuklukları da ameliyat kararına neden olabilmektedir. Yapılan bir çok araştırma bu tarz çocuklarda gelişim ve davranış bozukluklarının gelişebildiğini ve öğrenme- okul performanslarının  olumsuz etkilendiğini göstermiştir.

_Her hastanın durumunu ayrı olarak değerlendirmek gerekir. Ancak genel olarak bademcik ameliyatı kararını vermek için kullanılan kriterler şöyledir:

*Tekrarlayan bademcik enfeksiyonu atakları. Son 3 yıl içinde yılda 3’ten fazla; son 2 yıl içinde yılda 5’ten fazla; veya bir yılda 6-7’den fazla atak. (Diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarından ayırmak için; ataklar esnasında boğaz ağrısının yanı sıra 38,3 üzerinde yüksek ateş ve/veya ağrılı büyümüş boyun lenf bezleri ve/veya bademcikler üzerinde görünür iltihabi tabakalar gözlenmelidir. Bunun yanı sıra yapıldıysa kan tetkiklerinde ve boğaz kültüründe bakteriyel enfeksiyon lehinde bulgular kaydedilir.

*Bademcik enfeksiyonlarıyla birlikte görülen febril konvülziyon (ateşli havale) atakları.

*Bademcik enfeksiyonlarıyla birlikte görülen peritonsiller abse (bademcik çevresi dokularda abse) oluşumu.

*Sürekli ağız solunumuna ve horlamaya yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.

*Yüz, çene ve diş gelişim bozukluklarına yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.

*Yutma güçlüğü ve konuşma bozukluğuna yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.

*Uyku apnesi gibi uyku bozukluklarına yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.

*Tek taraflı asimetrik büyümede tümör şüphesiyle biyopsi amaçlı.

*Bademcik taşı diye adlandırılan birikimlerin, tüm önlemlere rağmen sürekli tekrarı ve sosyal hayatı etkileyen bir ağız kokusuna yol açması.

Dr. Gökhan Güvener